14 Eylül 2011 Çarşamba

Gecenin Koynundayım

   Gece dışarda olmak gibisi var mı, Aydosun temiz rüzgarını solurken, şehrin ışıklarıyla kızıla boyanmış hafif bulutlu gökyüzünün altında, sessiz sokaklarda gezinirken, kulaklıktan gelen şarkının keyfinde, sessizliğine çekilen koca şehrin soluğunu dinleyerek, hayretle etrafı izlemek.. Kalabalığın, etraftaki onca apartmanın içinde yaşayan insanların farkındalığında, yalnızlığını yaşarken kendini hiç de yalnız hissetmeyerek, gökyüzünde hafif sisler ardında bembeyaz parıldayan Ay'ın şavkından gözlerini alamamak. Baktığın her yerde, yaratanın mucizesine tanık olup, O'nun varlığını solumak. Aldığın her nefeste hayat bulmak, köşede uyuklayan köpekle bile aynı çatı altında bulunmak.. Ve bilmek, Ayın bile orada, kilometrelerce yakınlıkta olduğunu, onun da ötesinde, ondan da yakın gezegenlerin yıldızların farkında olmak..  Sonsuzlukta bir nokta, noktada sonsuzluk olmak.. Ve bir nefes daha almak.. Hepsini içinde barındıran bir insan olmak... Evrenleşen bir insan..