14 Kasım 2010 Pazar

Deniz Kurdu / iskelet doğuyor

     Bütün bir yaz iki dostumun yardımı ile posta parçalarını birer birer kestik. Sonunda elimizde bir sürü yapboz parçaları var gibiydi. Ve ondan sonra yapmamız gereken vide ve deniz tutkalı kullanarak parçaları birleştirip ortaya  yekpare postaları çıkarmaktı.  Postaları da ortaya çıkardıktan sonra geriye o postaları da yerleştirip aralarındaki bağlantıları kurmaktı.. Bu kısımdan sonrasında büyük yardımlarını gördüğüm dostlarım tekrar kendi hayatlarına dönmek zorunda olduklarından ben tek kaldım.. Ne yazık ki o sürekli parça kestiğimiz, arada kendimize ufak eğlenceler çıkardığımız, elimizdeki artık parçalardan ortaya sanat eserleri çıkarttığımız günlere ait elimde resim yok.. O dönemde çektiğimiz fotoğrafların hepsi ne yazık ki kayıp... 
    Amcamın karşı dairedeki  ping pong masasının üstünü kullandım postaları dizmek için.. Baştaraftaki 3 postayı, Harun'un özenerek üstünde çalıştığı Baş bodoslama ve postalar arası bağlantıları birleştirerek başladım.. Tam anlamıyla yapboz parçalarını birleştirmek gibiydi. Yavaş yavaş teknenin şekli ortaya çıkarken ben de durup durup seyrediyordum.. 
Sonunda bütün postalar birleştiğinde geriye taban ve borda köşelerinde ince çıtalar çekmek kalmıştı.. 
   Çıtalar için postalarda yuvalar açtım.. Bunu da dekopaj testeresi ile hallettim. 
    Yuvalar açıldıktan sonra çıtaları yerlerinde prova ettim. Karine çıtası çok ince olduğu için her hangi bir bükme işlemine de ihtiyacı olmadı.. Direk yerine yapıştırıp postalara çiviledim.. Ancak bordada kullanacağım çıtaların kalınlığı en az 1 cm olacağı için üküm işlemi gerektireceğini düşünerek buharlamayı denedim.. Bunu için önce bir buhar düzeneği kurmam gerekliydi.. 
    Güzel bir buhar düzeneği kurdum ama suyu kaynatıp buhar elde etme kısmı hiç de düşündüğüm kadar kolay olmadı.. Meğer ki az miktarda su kullanmak hem yeterli hem de rahatça suyun kaynayıp buhar olması için gerekliymiş.. Ama sonra borda çıtalarının da buharlamadan bükülebileceğini farkedince daha uğraşmadım. Düzeneği kurduğum gibi kaldırdım.. 
      İskelet bütünlüğüne kavuştuktan sonra borda çıtalarını yerleştirebilmek için çevirmem gerekliydi.. Bunun için önce yan tarafına masa ayaklarını yerleştirdim.  tekneyi tersyüz edip yandaki ayakların sütüne aldım.. 
    Etraftaki fazlalıkları ve ping pong masasını kaldırdıktan sonra da iskeleti o ayakların üstünden yere almak kaldı.. 
   Kuzenim ve kardeşimin de yardımları ile çabucak ortalığı toparlayıp tekneyi iki ahşap kızak üzerinde kaydırıp yere aldık.. 
   Tekne yere indikten sonra bi kaç gün pek dokunmadım.. Daha çok arada yanına uğrayıp seyrettim.. 
  Her yerini inceleyip, kafamda bitmiş halini canlandırıp suda nasıl duracağını içinin nasıl olacağını hayal ediyordum..  Yeterince sağlam olup olmayacağı üzerinde sürekli düşünüyordum.. Ama daha çok hayal kuruyordum akşamları.. 
  Bundan sonra en büyük sorun bu teknenin nasıl bu daireden dışarı çıkacağındaydı... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder