2 Kasım 2010 Salı

Deniz Kurdu / tasarım ve çizim aşaması

      Araştırmaların yeterli seviyeye ulaştığına, çalışacağım malzemeler hakkında yeterli  bilgiyi edindiğime kani olunca bir ay kadar bi süre hiç bir teknenin yüzüne bakmadım, nette bu konuda hiçbir siteyi ziyaret etmedim. İncelediğim bütün teknelerin zihnimden uzaklaşmasını bekledim. Sonra kendi teknem için aradığım özellikleri belirlemeye başladım. Bunun için tabi ki hayaller kurmam gerekiyordu en başta.. 


     Tekne nerelerde yol alacak ne şekilde kullanılacak, ne tip yelken kullanacak. Benim kolayca kontraplakları bükerek yapabileceğim en kolay formun geometrisi ne olur? O sınırlarda en güzel şekil nasıl olabilir? Borda yüksekliği ne olmalı ? bu soruları sorarak deftere çizimler yapmaya başladım. Uzun uzun çizdiklerime bakıp denizdeki görüntüyü hayal ettim..


     (defterdeki ilk çizimler.. Her bir kareyi 10 cm kabul ederek çizimleri defter üzerinde çizdim) 


    1 ay kadarlık bi süre içinde  teknenin genel ebatlarına ve orta kesit şekline kararverdikten sonra teknenin formunu belirledim. Bütün çizimlerim defter sayfalarındaydı. Autocad kullanmaya pek sıcak bakmamıştım. Bilgisayarla çalışma alışkanlığım yoktu o zamanlar. Autocad kullanmakta prtiğim de yoktu ve  ihtiyacım olmayacağını düşünüyordum. 


     Autocad kullanmadığım için posta ofsetlerindeki tüm nokta kordinatlarını tek tek kendim hesaplamam gerekti, ama bu işi zevkle yaptığımı itiraf etmelyim. Teknemin bütün form planını kağıt üzerine çıkardıktan sonra farkettim ki, formu çizebilmek için cad programına ihtiyacım yok ama üzerinde değişiklikler yapabilmek ve bazı ara mesafeleri kolaylıkla ölçebilmek için autocad kullanmalıyım. Bundan sonra da autocad'e aktardım çizimleri.  Yine de deplasman hesabını kağıt üzerinde  hesapladım.
    (  Kıç postaları ve noktaların koordinatları.. Resim ters aktarılıyor yoks pcde düz duruyordu )


    Deplasman hesabı diyince de çok bilimsel bişeymiş gibi düşünmeyin.. O zamanlar deplsaman hesabının ne olduğuna dair bi fikrim yoktu. Ama teknenin batan kısmının hacmini bilmem gerekiyordu. Tek amacım da batan kısmın hacmi idi. Teknenin statik dengesini zaten eski deneyimlerimden ve gözlemlerimden tahmin edebiliyordum. Suda nasıl duracağı şeklinde... 


    Teknenin deplasman hacmini hesaplayabilmek için de bir süre üzerinde düşünüp kendime bir yöntem bulmam gerekmişti ki daha sonra sayısal yöntemleri dersini aldığımda zaten bu amaçla kullanılan pek çok yöntem olduğunu ve kendi başıma da o yöntemlerden birini bulduğumu öğrenecektim.. 


    Ayrı ayrı her postanın su hattı altında kalan kısmının alanını hesaplayıp grafiğe döktüm.. garifiğin kapalı integralini ( grafik ile eksen arasındaki bölgenin alanın ) alınca yaklaşık hacim değerine ulaşmış oldum. Sonradan da suda bu hesaplarımda hata payımın düşük olduğunu gözlemleyerek mutlu olacaktım.. 


     Teknemin çizimlerini ve hesaplamalırını bitirip son hali üzerinde karar kıldıktan sonra nasıl inşaa edeceğim üzerine kafa yormaya başladım.. Pek çok olası yöntem vardı.. İlk önce teknenin A0  çıktısı üzerinde karalamalar yaparak planlamaya başladım. Her postayı şekline uygun kontraplak ve ahşap lata parçaların laminasyonu ile yapmaya karar verdim. Bu sayede lego parçaları gibi birbirine yek pare oturacaklar ve çok da yüksek  dayanıklı olacaktı. Buna göre baş postadan başladım çizmeye. Her ayrıntısı ile 2 posta çizdiğimde çok uzun sürdüğünü farkettim. O sırada yaz gelmişti. 2. dönem dersleri de bitmişti. Henüz sadece bi kaç ıskarpela ve bi dekopaj testeresi almıştım alet edevat namına.. 


              ( Deniz Kurdu form planı, Autocad çizimi ) 


         Keresteciden Bir miktar tahta alıp karşımızdaki henüz inşaat halinde olan dairede postaların kenarlarını teşkil edecek tahtaları kesmeye başladım. Ancak daha ilk parçada işin çok ayrıntılı olduğunu ve benim seviyemi aştığını farkettim. lataların kenarlarına 2 cm lik pah atmak dekopajla pek akıl işi değildi. Olsa bile ustalık istiyordu.. Ancak 3 ay sonra o seviyeye gelebilecektim.. işi bıraktım. kara kara düşünüyordum. 


       İlk hayal kırıklığı diyebilirim. Pc başına döndüm. Bu işe başlarken amacım bir yaz döneminde bitirebilmekti tekneyi. Ancak yaz başlamıştı ve elimde imalat çizimleri bile yoktu. Üstelik nabacağımı da bilmiyordum. Bir hafat kadar ilgilenmedim bu işle.. Ardından yakın dostlarımdan Harun beni aradı; " Naber abi, tekneye başlayacaktın noldu ? Ben de geleceğim beraber çalışırız." dedi. durumu açıklayınca yaparız birlikte bişiler sen çizimleri hazırla dedi. Öyle destek bulmuştum kendime. Birden şevke geldim.. Tekrar pc başına geçtim.. 


       Elimde hiç çizim olmasa da nolacak ben yapacaktım. Dönüşü kaçarı yoktu. Kararımı verdim. Basit olan en iyisi idi.. Yeni bi teknik kafamda canlandı uykusuz geçen gecelerden birinde.  Önce bağımsız bir ahşap isklet kuracaktım. Sonra üstünde kabukla destekleyecektim. Bütün iç yerleşimi oturakları ile tek parça olacak bir iskelet... Ve Harun gelmedein baş taraftaki iki postayı kullanacağım tahtanın kesit ölçülerine karar vermek için uzunca bi cebelleşmeden sonra çizdim. ertesi gün o iki postanın kerestesini ölçüsünde kesip montajladık.. 


       Ben akşamları pc başında çizim yaparken gündüz de Harun ile birlikte kesim kasim yapıorduk. Kesim işini ben yapıordum. Sonra birlikte montajlıyorduk. Bir hafta sonra M.Ali de katıldı bize. O da gelince hızlandık. Artık tüm günüm tekne ile geçiordu. Geceleri de tasarım üzerinde çalışıyordum. Çünkü tekneyi inşaa ederken çiziyordum..  Oturakların yüksekliğine, postaların arasındaki bağlantılara.. Müziğe kendini kaptırmak gibiydi. Kendimden geçmişcesine çiziyor kararlar alıyor ve uyguluyordum. Geri dönüşü yoktu. Çünkü çizdiğim parçalar ertesi gün imal ediliyordu.. Kafamda bütün tekne canlanmıştı zaten.. Ben yalnızca bilgisayara aktarırken ayrıntılar üzerinde kafa yoruyordum..



      Sonuç olarak işte soldaki çizimler ortaya çıktı.. Bütün imalatı bu tek sayfa üzerinden ve gördüğünüz bu çizgilerle hallettim. Başka hiçbir çizim kullanmadım.. Teknenin içinde otamı daha rahat canlandırabilmek için farklı pozisyonlarda kendi ölçülerime yakın bir manken çizdim. 


      Özellikle gecemi teknede geçirebilmeyi planlıyor olduğumdan oturakların altında yatabileceğim bi mekan oluşmasına önem veriyordum. Bunun için manken çok faydalı oldu. ( ilerde gerçekten dostum M.Ali ile bir gece denizde kaldığımızda o bölmelerde yatmıştık. ) 


     Parçaları 2 boyutlu çşzmekle de kaybedecek vaktim yoktu. 2 boyutlu çizip diğer ayrıntıları kafama yazdım. M.Ali'nin iş paylaşımı üzerine pratik çözümleri ve Autocad üzerinden ölçü almayı öğrenmeleri ile birlikte  olduça seri parçaların kesimine başlamıştık. 


    Tasarım üzerine füşündüklerimi de paylaşmak istiyorum.. 
    Teknemde dengeleme amaçlı yelkenlilerde kullanılan safra ağırlığından bulunmayacaktı.. Teknenin yelken kuvvetini vücut ağırlığımla dengeleyecektim ufak yelkenlilerde olduğu gibi.. Bu durumda dengesi yüksek ama yelken alanı da büyük olsun istediğimden çift direk ve 3+1 yelken tasarladım.. Hiç pratik değildi ama tam mürettebatlı teknem 4 kişilikti.. Herkesin görev yeri de belliydi.. 


     Hayallerim diyorum ya :) yalnız dolaşmak değil bir mürettebat olarak birliktelikle hareket etmek arzusundaydım.. Bir sandaldan çok bir gemi gibi..  Ve ilk tasarladığım zamanlarda motorum olabileceğine dair en ufak bi umudum yoktu.. O sebeple de motorsuz olacak şekilde tasarladım tamamen.. Motor ağırlığını hesaba katmadım. Birtek yelken ve kürek düşündüm.. Elbette ilerde bu durum soruna yol açtı.. 


     Böylece çizimleri tamaladım.. Sonradan ufak rötuşları da doğaçlama ekledim.. Ve imalat aşaması başladı.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder